Merhabalar,
Güzel günler, Hayırlı Cumalar diliyorum.. Dün 1 Mayıs İşçi Emekçi Bayramı idi.. Tüm emekçilerimizin Bayramını buradan kutlamak istiyorum her ne kadar instagramdan kutladıysam da bir de buradan emekçilerimize selamlar olsun...:)) Dün aynı zamanda Kitap Ağacı topluluğumuzun Konya buluşması da yapıldı.. Okudukça Büyür insan mottosuyla yola çıkan Kitap Ağacı topluluğu Tüm Türkiye de bir çığ gibi büyüyor hergün yeni üyeler katılıyor. Ortak kitaplar okunuyor ortak filmler seyrediliyor. Kitaplar toplantılarda tartışılıyor. Ve hatta Türkiye nin seçkin yazarları davet ediliyor. 1 Mayıs Konya toplantısının organizatörlerinden biri bendim. Bir diğer arkadaşımız da Hilal idi. Çok şükür yüzümüzün akı ile çıktık toplantımızdan.. Toplantımız Konya'nın pek popüler mekanı DEMGAH Kafe de yapıldı.. Kitapağacı Arkadaşlarımız.... Sosyal Sorumluluk projesinde toplanıp ihtiyacı olan okullara gönderilecek kitaplar.. Güzel kızlarımız... Peşin Satan gibi oturmuşum..:)) Charlie'nin melekleriyiz... Charlie benim ama..:)) Bunlar da bizim Selfie lerimiz..:)) Selfie meraklılarıyız hepimiz..:)) Gelecek toplantılarımızda ise bizleri güzel sürprizler bekliyor.. Çünkü Konuk yazarlar davet edilecek.... Çok güzel bir toplantı oldu. Hem sosyal sorumluluk anlamında faydalı, hem de arkadaşlıklar açısından güzeldi... Ben iştirak eden arkadaşlarıma ayrı ayrı teşekkürler ediyor Demgah Kafe ye de ayrıca bize yer ve ikram sağladığı için teşekkürlerimi bildiriyorum.. Selam ve sevgiler... |
Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2 Mayıs 2014 Cuma
Kitap Ağacı Konya Etkinliğimiz..:))
By:
Unknown
On: 18:09
24 Nisan 2014 Perşembe
Esirgeme kendini
By:
Unknown
On: 20:00
Kendinizi esirgemediğiniz , mutlu bir Cumartesi diliyorum hepinize. Gönlünüzdeki sevgi daim olsun ve paylaşmayı unutmayın.
Esirgeme Kendini
Öylesine kalakalma
yolun kıyısında
dondurma sevincini
isteksiz sevme
esirgeme kendini şimdi
ne de hiç bir zaman.
esirgeme kendini
çalma, dinginlikle dolmasın için
ayırma dünyadan kendine
yalnızca sakin bir köşe
gözkapakların inmesin, bırakma
yargılar gibi ağırlaşmasın
dudaksız kalma sakın
düşsüz uyuyakalma
kendini kansız sanma
yargılama kendini zamansız
ancak eğer
her şeye karşın
engelleyemezsen bunu
ve dondurursan sevincini
ve isteksiz seversen
ve esirgersen şimdi kendini
çalma ve dinginlikle dolarsa için
ve dünyadan ayırırsan kendine
yalnızca sakin bir köşe
ve bırakırsan gözkapaklarını insin
yargılar gibi ağır
ve dudaksız kurur kalırsan
ve düşsüz uyuyakalırsan
ve kendini sanırsan kansız
ve yargılarsan kendini zamansız
ve öylesine kalakalırsan
yolun kıyısında
ve esirgersen kendini
o zaman
kalamazsın benimle.
Mario Benedetti
*Şiir buradan alınmıştır. Teşekkürlerimle
http://fusunt.blogspot.com/2012/05/esirgeme-kendini.html
22 Nisan 2014 Salı
18 Nisan 2014 Cuma
GABRİEL GARCİA MARQUEZ - YÜZYILLIK YALNIZLIK
By:
Unknown
On: 14:42
MERHABALAR,
Blog Dostlarım;
Büyülü Gerçekliğin Büyük Ustası GABRİEL GARCİA MARQUEZ'i kaybettiğimiz bugün kitabını paylaşmamak olmazdı.
Geçtiğimiz aylarda yaptığım kitap alışverişimde yazarın Kolera Günlerinde Aşk, Benim Hüzünlü Orospularım adlı kitaplarıyla birlikte elbette Yüzyıllık Yalnızlık’ı da istemiştim.
Tabi ki okumaya yazarın en dikkat çekici ve Nobel ödülü kazanmasına vesile olan romanıyla başladım. İlk başlarda okumaktan ve romanın aynı adı taşıyan kahramanlarının hayatlarını takip etmekten son derece sıkıldım doğrusu. Ardından 200. sayfalarda kitabı baştan ve not tutarak okuyunca romandaki olaylar ve kişiler de hem romanda hem de zihnimde yerlerine oturdular. Ve kitap bana doyumsuz bir okuma keyfi yaşattı.
ARKA KAPAK
"Yüzyıllık Yalnızlık'ı yazmaya başladığımda, çocukluğumda beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum. Çok kasvetli kocaman bir evde, toprak yiyen bir kız kardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen, adları birörnek bir yığın hısım akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmaktı amacım.
Yüzyıllık Yalnızlık'ı iki yıldan daha kısa bir sürede yazdım; ama yazı makinemin başına oturmadan önce bu kitap hakkında düşünmek on beş, on altı yılımı aldı. Büyükannem, en acımasız şeyleri, kılını bile kıpırdatmadan, sanki yalnızca gördüğü şeylermiş gibi anlatırdı bana. Anlattığı öyküleri bu kadar değerli kılan şeyin, onun duygusuz tavrı ve imgelerindeki zenginlik olduğunu kavradım.
Yüzyıllık Yalnızlık'ı büyükannemin işte bu yöntemini kullanarak yazdım. Bu romanı büyük bir dikkat ve keyifle okuyan, hiç şaşırmayan sıradan insanlar tanıdım. Şaşırmadılar, çünkü ben onlara hayatlarında yeni olan bir şey anlatmamıştım. Kitaplarımda gerçekliğe dayanmayan tek cümle bulamazsınız."
ÖZET
Korsan Sir Francis Drake’in, 16.yy.’da Riohacha’ya saldırmasının ardından Ursula’nın ninesinin ninesinin ninesi ve tüccar kocası denizden uzak dağ eteklerinde Kızılderililerin yaşadığı bir köye yerleşirler. Orada Jose Arcadio’nun dedesinin dedesinin dedesi Don Jose Arcadio Buendia ile ortak tütün ekerler. Bu ortaklık sonraları evlilik bağlarıyla da perçinlenir. İki aile arasında sıkça evlilikler yapılır. Ursula ile Jose Arcadio’nun evleneceği de daha dünyaya geldikleri anda bellidir. Ancak yine de aileleri evlenmelerine karşı çıkar. Çünkü amca çocukları olan Ursula ve Jose Arcadio’nun sakat ya da domuz kuyruklu çocukları olmasından korkulmaktadır.
“….Ursula kocasının çılgınca fikirlerinden tepesi attıkça üçyüzyıllık alınyazısını bir çırpıda aşar, Korsan Sir Francis Drake’in Riohacha’ya saldırdığı güne lanet okurdu.
Evlenirler evlenmesine ama Ursula kocasını kendisine yaklaştırmaz. Çiftin evliliklerinin üzerinden zaman geçmesine rağmen çocukları olmaması köydekilerin dikkatini çeker. Bir horoz dövüşü sonrasında Prudencia Agiular’ın bunu kalabalıkta Jose Arcadio’nun yüzüne haykırması bardağı taşırır. Jose Arcadio adamı öldürür. Ancak ölen adamın hayaleti yeni evlilere rahat vermez. Jose Arcadio kendisi gibi gözüpek 21 aile ile birlikte denize yakın bir bölgeye yerleşmek üzere yola çıkarlar.
Ancak iki yıl boyunca yol alıp, denize ulaşmadan konakladıkları bir bölgede köylerini kurarlar. Köyün adı Jose Arcadio’nun rüyasında gördüğü gibi Maconda olacaktır. Bu esnada Ursula ve Jose Arcadio’nun büyük oğulları doğmuştur. Korktukları gibi domuz kuyruklu olmayan bebeğe Jose Arcadio adını verirler.
Kasaba 300 kişiye ulaştığında kimsenin 30’unu geçmediği ve kimsenin ölmediği gerçekten mutu bir köydür. Köyün dünya ile bağlantısı her mart ayında köye gelen Çingenelerdir. Melquiades ise sonraları aile ile birlikte yaşamaya başlayan gezgin çingenedir. Ailenin tarihini yazacak, Nostradamus’un kehanetlerinde ailenin sonunu çözecek kadar da bilgedir.
Ardından Aureliano ve Amaranta doğar. Babasına benzeyen Jose Arcadio ne kadar ataksa, Aureliano da bir o kadar içekapanıktır.
Aynı dönemlerde artık genç bir delikanlı olmuş Jose Arcadio köyde pek çok insanla düşüp kalkan Pilar Ternera’yı hamile bırakır. Jose Arcadio bu durumu öğrenince her mart ayında olduğu gibi köye uğrayan Çingene grubuyla birlikte Maconda’yı terk eder. Ursula oğlunu aramak için yollara düşse de oğlunu bulamaz bunun yanında Jose Aecadio’nun bulamadığı deniz yolunu bulur. Köye dönüşünde beraberinde Kızılderilileri getirir.
Jose Arcado’nun Arcadio ismini verdikleri bir oğlu olur. Çocuğun bakımını Ursula üstlenir.
Aileye uzak diyarlardan gelip katılan Rebeca ile birlikte ailenin bir çocuğu daha olur. Rebeca aileye katıldığında 11 yaşındadır. Toprak yemesi, parmağını emmesi en önemli özelliğidir.
Çok geçmeden Rebeca’nın taşıdığı ve Ursula’nın horoz şekerleri ile kasabalıya ulaştırdığı uykusuzluk hastalığı kasabaya hâkim olur. Hastalığa yakalananlar zamanla hafızalarını da yitirmeye başladıkları esnada öldüğü sanılan Çingene Melquades kasabaya gelir ve yanında getirdiği ilaçla herkesin hafızasını yeniden kazanmasını sağlar. O günden itibaren Çingene Melquades de Buendia’lar ile yaşamaya başlar ve Notradamus’un kehanetlerini çözmeye çalışır. Bu kehanetlerde Maconda ve Buendialar ile ilgili kehanetler de vardır. Kehanete göre Buendiaların soyu yok olacaktır.
Aynı dönemlerde köye bir Sulh Yargıcı Don Apolinar Moscote atanır. Her ne kadar köylü kendi içinde sulh içinde yaşayıp, köyü yazılı olmayan kanunlarla yönetiyorsa da yargıcın köye yerleşmesine engel olamazlar. Yargıcın birbirinden güzel yedi kızı vardır. Bu kızların en küçüğü olan Remedios’a Ursula’nın küçük oğlu Aureliano aşık olur. Aynı dönemlerde Aureliana da Pilar Ternera’dan Aureliano Jose adlı bir erkek çocuk sahibi olur. Çocuk da aileyle birlikte yaşamaya başlar. Çok geçmeden Remedios ve Aureliano evlenirler.
Ursula işlerini büyütmüştür. Evin büyüyen nüfusuna uygun olarak evi büyütmeye karar verir. Evin bitimini kutlamak için yapılan parti için eve bir laterna alınır. Laternayı kurmak için eve gelen Pietro Crespi evin genç kızları için cazibe merkezidir. Ancak o Rebeca ile nişanlanır. Bu durumu kabullenemeyen Amaranta onların evlenmelerini engelleyeceğine yemin eder.
Rebeca ve Pietro’nun evlenmelerine kısa bir süre kala Remedios karnındaki ikiz bebekleri ile birlikte ölür. Bu ölümden Amaranta kendini sorumlu tutarak Aureliano Jose’nin bakımını üstlenir. Aureliano gümüş işliğine kapanarak inzivaya çekilir. Ara ara kayınpederini ziyaret etmektedir. Bu esnada ülkede Muhafazakârlar ile Liberaller arasında uzunca bir zaman sürecek bir savaş başlar. Aureliano da silahlanarak savaşa katılır. Bu esnada Jose Arcadio uzaklardan dönmüştür. Rebeca aralarında bir ilişki başlar. Aile bu evliliği kabul etmez ve bir daha Rebeca ve Jose Arcadio ile görüşmezler.
Arcadio büyümüş öğretmen olmuştur. Albay Aureliano Buendia uzaklardayken köyün askeri ve sivil yönetimini ele geçirir. Pilar Ternera aracılığı ile Santa Sofia de la Piedad ile birlikte olmaya başlamış, kadından bir kızı olmuştur. Kadın yeniden hamiledir. Köyü ele geçiren Muhafazakârların aceleyle kurduğu mahkemede idama mahkum edilir ve çok geçmeden infaz edilir. Ursula onun kızını Remedios adıyla doğan ikiz bebeklerini ise Aureliano Segundo ve Jose Arcadio Segundo adıyla vaftiz ettirir.
20 yıl süren savaş boyunca Albay Aureliano Buendia 32 silahlı ayaklanmanın hepsinde yenilip, 14 suikast ve 73 pusudan sağ çıkarak bir efsane haline gelir. Muhafazakârlar yönetimi ele geçirdiklerinde idama mahkûm olur.
Pietro Crespi ise Amaranta’ya yaptığı evlenme teklifinin reddinden sonra intihar eder. Ömrü boyunca yas tutan Amaranta bir daha evlenmez…
Bu kadar olay olmuş geçmiştir. Ancak okuyucu henüz kitabın neredeyse başındadır…
DAHASI KİTABIMIZDA..
NOT:
Kitap ile ilgili görüşlerimi daha sonraki yazımda paylaşmak istiyorum. Alıntılar ve görüşlerim bir hayli uzun.
KİTABIN DEVAMINDA GÖRÜŞMEK DİLEĞİYLE.
http://kitaplarimolmadanasla.blogspot.com/2014/04/gabriel-garcia-marquez-yuzyillik.html
15 Nisan 2014 Salı
Manzara - I
By:
Unknown
On: 16:43
(Londra'dan kitabevi manzaraları. Welsh ile Ferris, Lethem ile Eggers, Foer ile Marcus Aurelius, Nabokov ile Lessing, kol kola.)
http://sireninsesi.blogspot.com/2014/04/manzara-i.html
14 Nisan 2014 Pazartesi
Türk Çizgi Roman Okurları Ödül Oylaması Sonuçlandı
By:
Unknown
On: 09:43
Çizgi Roman Okurları Platformu (ÇROP)'nun ön ayak olduğu ve yayıncı - sanatçı - çevirmen - okur arasında köprü olmaktan başka bir amaç gütmeden gerçekleştirdiği çizgi roman oylamasında "Beşinci" oylamanın heyecanını yaşadık bu sene.
Bazı genel detaylar:
2013 senesinde Türkiye'de yayınlanan çizgi romanlar oylandı. Bu oylamada 21 kategori üzerinden okurlar adayları belirledi ve oy verdi.
73 oyun geçersiz sayıldığı (aynı isimlerden gelenler veya croplatform@gmail.com adresine gönderilenler veya kategoride olmayan adaylar veya yurt dışı yayınlara oy verildiği) oylamada toplamda 484 oy kullanıldı bu sene. Bu oylar e-posta olarak ulaştı elimize. Elbette her iletiye bakmamız, tek tek kategorileri not almamız ve saymamız gerekti.
Üç kişilik oy sayım ekibinin oy sayım rakamlarının karşılaştırılması 13 Nisan 2013 tarihinde sona erdi.
Eserlerde emeği geçen yabancı veya Türk tüm sanatçılara, yayıncılara, çevirmenlere ve bu süreçte kendini yormaktan çekinmeyen tüm çizgi roman okurları dostlara teşekkür ederiz.
FRPnet.net ve Gölge e-dergi'nin katkılarıyla hazırlanan ödül belgeleri/plaketleri önümüzdeki günlerde sahiplerine teslim edilecektir.
2014 yılının aynı çizgi roman coşkusuyla artarak sürmesini dileriz.
İşte 2013 yılı,
5. Türk Çizgi Roman Okurları Ödülleri Kazananları
1 - En İyi Editör 2013
Ege Görgün

2 - En İyi Yabancı Yazar 2013
Brian Michael Bendis

3 - En İyi Türk Yazar 2013
Devrim Kunter

4 - En İyi Türk Çizer 2013
Devrim Kunter

5 - En İyi Yabancı Çizer 2013
Tite Kubo

6 - En İyi Çevirmen 2013
S. Emre Taşkıran – Thor Klasik

7 - En Favori Karakter 2013
Seyfettin Efendi

8 - En İyi Comics Dizisi 2013
The Walking Dead

9 - En İyi Fumetti Dizisi 2013
Dampyr Maxi

10 - En İyi Frankofon Dizisi 2013
Tapınak

11 - En İyi Manga 2013
Lone Wolf and Cub

12 - En İyi Grafik Roman (Tek Sayılık Albüm) 2013
Seyfettin Efendi ve Olağanüstü Maceraları
Yeditepe Canavarı

13 - En İyi Çr Basan Yayınevimiz 2013
Zambak Yayınları

14 - En İyi Okur İlişkisi Kuran Yayınevi 2013
Büyülü Çizgi

15 - En İyi Kapak 2013
Seyfettin Efendi ve Olağanüstü Maceraları
Yeditepe Canavarı

16 - En İyi Çizgi Roman Yayınlayan Mizah Dergisi 2013
Cafcaf

17 - En İyi Çocuk Çizgi Romanı 2013
Bilbili ve Patipati
Mehmet SEVİNÇ + Mehmet AZİM / Zambak Kitap

18 - En İyi Çizgi Roman Satış Noktası (Sahafiye, Kitabevi) 2013
Büyülü Dükkan

19 - En İyi Çizgi Roman Haber-İnceleme Site/Blog 2013
Ters Ninja
http://www.tersninja.com/

20 – En İyi Çizgi Roman Sitesi 2013
Kayıp Rıhtım
http://www.kayiprihtim.org/forum/cizgi-roman-manga-b87.0/

21 - En İyi Çizgi Roman Facebook Sayfası 2013
Gerekli Şeyler
https://www.facebook.com/gerekliseyler?fref=ts
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


















